Tacirler Yatırım, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (#TUPRS) için hazırladığı analiz raporunda 12 aylık hedef fiyatını 271 TL’den 352 TL’ye yükseltti. Kurum, hisseye ilişkin “al” tavsiyesini korurken mevcut fiyat seviyesine göre yaklaşık yüzde 38 oranında getiri potansiyeli öngördü.
Marj artışı hedef fiyatı taşıdı
Hedef fiyat artışının temelinde ürün marjlarındaki güçlü seyir yer aldı. Raporda, özellikle orta distilat ürün grubu olan dizel ve jet yakıtı marjlarında yaşanan yükselişin net rafineri marjını desteklediği vurgulandı.
Bu gelişmeler doğrultusunda Tacirler Yatırım, 2026 yılına ilişkin FAVÖK tahminini yüzde 61 oranında yukarı yönlü revize etti.
Jeopolitik gelişmeler marjları destekliyor
Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin ürün marjlarını yukarı yönlü etkilediği belirtildi. ABD-İsrail-İran hattındaki gerilim ile Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların arz tarafında sıkışıklık yarattığı ifade edildi.
Buna ek olarak Rusya’daki rafineri ve liman kesintilerinin de piyasadaki daralmayı derinleştirdiği kaydedildi. Söz konusu gelişmelerin etkisiyle dizel marjlarının şubat ayında yaklaşık 20 dolar seviyesinden mart ortalamasında 58 dolar/varile, jet yakıtı marjlarının ise 24 dolardan 84 dolar/varile yükseldiği aktarıldı.
Tüpraş avantajlı konumunu koruyor
Tüpraş’ın ürün portföyünde orta distilat ürünlerin yüksek paya sahip olması, mevcut marj ortamında şirketi avantajlı konuma taşıyor. Şirketin yüksek kapasite kullanım oranıyla faaliyet gösterdiği ve 2026 yılında da yüzde 95-100 bandında kapasite kullanımının hedeflendiği belirtildi.
2026 beklentileri yukarı yönlü güncellendi
Tacirler Yatırım’ın güncellenen modeline göre 2026 yılında ortalama Brent petrol fiyatı 87,5 dolar/varil, net rafineri marjı ise 11,10 dolar/varil seviyesinde öngörüldü.
Operasyonel tarafta ise yaklaşık 29 milyon ton üretim ve 30 milyon ton satış hacmi beklentisi öne çıktı. Mevcut piyasa koşullarının sürmesi halinde şirketin kendi rafineri marjı beklentisini de yukarı yönlü revize edebileceği ifade edildi.
Risk unsurları izleniyor
Raporda ayrıca, jeopolitik gelişmelerin beklenenden hızlı normalleşmesi, ürün marjlarının gerilemesi, döviz kurunun beklentilerin altında kalması ve operasyonel performansın zayıflaması gibi unsurların aşağı yönlü riskler arasında yer aldığına dikkat çekildi.





