2025 yılı, hisse senedi fonları açısından seçici getirilerin öne çıktığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Hisse Senedi Şemsiye Fonları yılı ortalama yüzde 19,70 getiriyle tamamlarken, bu ortalamanın çok üzerinde performans gösteren fonlar yatırımcıların odağına yerleşti. Özellikle aktif portföy yönetimi uygulayan, tematik yatırım yaklaşımı benimseyen ve endeks dışı hisse dağılımına yönelen fonlar zorlu piyasa koşullarına rağmen belirgin şekilde ayrıştı.

Zirvede Pardus Portföy BIH Var

2025’in en başarılı hisse senedi fonu, Pardus Portföy Birinci Hisse Senedi (TL) Fonu (#BIH) oldu. Fon, yılı yüzde 105,18 getiriyle tamamlayarak hem hisse senedi fonları ortalamasının hem de Borsa İstanbul’daki genel endeks performansının açık ara üzerine çıktı. BIH’in performansı, aktif portföy yönetiminin volatil dönemlerde yaratabileceği katma değeri bir kez daha ortaya koydu.

Tematik ve Yabancı Hisse Fonları Öne Çıktı

Yılın kazandıranları arasında tematik ve yabancı hisse senedi fonlarının ağırlığı dikkat çekti. Ak Portföy Alternatif Enerji Yabancı Hisse Senedi Fonu (#AOY), yüzde 80,25 getiriyle 2025’i ikinci sırada tamamlarken, Pardus Portföy BIST 30 Dışı Şirketler Hisse Senedi Fonu (#BDS) yüzde 78,74’lük performansıyla öne çıkan bir diğer fon oldu. Bu sonuçlar, endeks dışı şirketlere ve uzun vadeli temalara odaklanan stratejilerin yıl boyunca avantaj sağladığını gösterdi.

Teknoloji Fonları Güçlü Kapanış Yaptı

Teknoloji temalı fonlar da 2025’i güçlü bir performansla geride bıraktı. Ak Portföy Yeni Teknolojiler Yabancı Hisse Senedi Fonu (#AFT), yılı yüzde 69,16 getiriyle tamamlarken, Yapı Kredi Portföy Yabancı Teknoloji Sektörü Hisse Senedi Fonu (#YAY) yüzde 59,10 getiri sağladı. Küresel teknoloji hisselerine odaklanan bu fonlar, yıl boyunca yaşanan dalgalanmalara rağmen yatırımcısına reel getiri sunmayı başardı.

Getiride Ayrışma Aktif Yönetimi Öne Çıkardı

2025 verileri, hisse senedi fonlarında ortalama getirilerin sınırlı kaldığı dönemlerde aktif yönetim, tema bazlı yatırım ve seçici hisse dağılımının belirleyici olduğunu ortaya koydu. Fonlar arasındaki geniş getiri farkı, yatırımcılar açısından fon seçiminin en az piyasa yönü kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi.