Borsa İstanbul'da son günlerin en çok konuşulan şirketlerinden biri Türk İlaç ve Serum Sanayi AŞ oldu. Şirketin konkordato başvurusunu duyurmasının ardından gözler, açıklamadan yaklaşık üç hafta önce gerçekleştirilen yüksek tutarlı pay satışına çevrildi.

Türk İlaç, 2 Haziran'da Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada, krediye erişimde yaşanan zorluklar, artan finansman maliyetleri ve bozulan nakit akışı nedeniyle konkordato başvurusunda bulunduğunu duyurdu. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin şirket hakkında üç aylık geçici mühlet kararı verdiği bildirildi.

Satış işlemi tartışmanın merkezinde

Tartışmaların odağında ise şirketin genel müdürü Yunus Emre Battal'ın gerçekleştirdiği pay satışı yer aldı. KAP'ta yer alan bilgilere göre Battal, 8 Mayıs 2026 tarihinde Türk İlaç paylarında 120,2 milyon TL nominal tutarlı satış yaptı. Bu işlem sonrasında şirketteki payı yüzde 11,59'dan sıfıra geriledi.

Satışın, konkordato başvurusunun kamuya açıklanmasından önce gerçekleşmesi yatırımcılar arasında soru işaretlerine neden oldu.

SPK'dan 6 aylık işlem yasağı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türk İlaç pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerde Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104 ve 106'ncı maddelerinde yer alan fiillerin işlenmiş olabileceğine ilişkin makul şüphe bulunduğunu belirterek Yunus Emre Battal hakkında 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verdi.

Ancak SPK'nın kararı nihai bir yaptırım veya mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Karar, inceleme süreci devam ederken yatırımcıların korunması ve piyasa güveninin sağlanması amacıyla alınan tedbir niteliğinde bulunuyor.

Şirket ise daha sonra yaptığı açıklamada satış işleminin, kredili işlemler nedeniyle aracı kurum tarafından yapılan teminat tamamlama çağrısı sonrasında gerçekleştirildiğini belirtti. Türk İlaç ayrıca kamuoyundaki bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak hukuki yollara başvuracağını açıkladı.

Dünyada cezalar çok daha ağır

Türk İlaç dosyasıyla birlikte sermaye piyasalarında "insider trading" olarak bilinen bilgi suistimali konusu yeniden gündeme geldi. Kamuya açıklanmamış ve yatırımcı kararlarını etkileyebilecek bilgilerin kullanılarak işlem yapılması anlamına gelen bu fiil, birçok ülkede ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.

ABD'de benzer soruşturmalarda haksız kazancın geri alınması, yüksek para cezaları ve yöneticilik yasakları uygulanabilirken, ağır vakalarda hapis cezaları da gündeme gelebiliyor. İngiltere'de sınırsız para cezası ve 10 yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilirken, Avrupa Birliği düzenlemeleri kapsamında milyonlarca euroya ulaşan idari yaptırımlar uygulanabiliyor.

Türk İlaç dosyasında şu aşamada kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Ancak konkordato öncesinde gerçekleştirilen satış işlemi ve SPK'nın aldığı tedbir kararı nedeniyle süreç, sermaye piyasalarının yakından takip ettiği dosyalar arasında yer alıyor.