Borlease Otomotiv, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı son bildirimle finansal darboğazını resmen teyit ederken, şirket cephesinde konkordato olasılığı piyasanın ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Hisseleri borsada yaklaşık yüzde 90 oranında değer kaybeden şirketin açıklaması, özellikle alacaklılar açısından kritik bir sürece işaret ediyor.
Ödeme güçlüğü KAP’a taşındı
Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamada, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 26 Aralık 2024 tarihli kararı kapsamında, yurt içinde halka arz edilmeksizin ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin bazı ödeme yükümlülüklerinin mevcut finansal koşullar nedeniyle yerine getirilemeyeceği bildirildi. Bu ifade, Borlease Otomotiv’in likidite sıkışıklığının derinleştiğine işaret etti.
Üç ayrı bonoda ödeme yapılamayacak
Açıklamaya göre Borlease Otomotiv’in;
14 Ocak 2026 vadeli TRFBORL72617 ISIN kodlu finansman bonosuna ait ikinci kupon ödemesi,
19 Ocak 2026 vadeli TRFBORL42610 ISIN kodlu finansman bonosuna ait üçüncü kupon ödemesi
ve 27 Ocak 2026 vadeli TRFBORL12639 ISIN kodlu finansman bonosuna ilişkin 355 milyon TL tutarındaki anapara itfası ile tek kupon ödemesi, ilgili vadelerinde gerçekleştirilemeyecek.
Konkordato riski masada
Şirket yönetim kurulunun değerlendirmesi sonucunda alınan kararın, finansal yeniden yapılandırma süreci tamamlandıktan sonra yeniden gözden geçirileceği belirtildi. Ancak hem kupon hem de anapara ödemelerinin ertelenmesi, Borlease Otomotiv için konkordato veya benzeri bir hukuki koruma sürecinin gündeme gelebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Açıklamada, söz konusu faiz ve anapara ödemelerinin, yeniden yapılandırma sürecinin sonuçlanmasını takiben yapılmasının planlandığı vurgulansa da, yatırımcılar ve alacaklılar açısından belirsizlik devam ediyor.
Piyasa baskısı derinleşiyor
Borlease Otomotiv hisseleri, yaşanan gelişmeler öncesinde de sert satış baskısı altında kalmış ve yaklaşık yüzde 90 oranında değer kaybetmişti. Son KAP bildirimi, şirketin finansal sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırırken, sürecin nasıl yönetileceği ve olası bir konkordato başvurusunun gündeme gelip gelmeyeceği yakından izleniyor.